Reşat Nuri Güntekin Hakkındaki Fikrim  Neden Değişti

Bugün Yeşil Gece kitabını okurken Mühendis Deli Necip’in kitapta kıyas-ı mukassim kavramına zırvalık dediğini okudum her ne kadar kitap okusam da kitaptaki kavramların anlamlarını internetten araştırırım yine öyle yaptım. Cevabı gördüğümde şaşırdım ve emin olmak için yapay zekaya sordum kavramın anlamı şuymuş: İslami felsefede olası durumları gözden geçirip en mantıklı olanını seçmeye dayanan bir mantık terimi. Bana bu terim pek de zırvalık gibi gelmiyor, gayet iyi bir yöntem ki günlük hayatımızda da kullanıyoruz. Sonra kendi kendime dedim ki o dönemler Batı’nın birçok anlamda bizden ileri olmasından kaynaklanan bir Batı hayranlığı vardı eğer bu taklitçiliğe dönüştüyse belki çevresinden etkilenmiştir sonuçta Yunan işgalini eleştiriyor hemen adamı eleştirmeyin fikrini eleştireyim diye. Kitabın yayınlanma tarihine baktım: 1928 yani biz savaşı kazandıktan 6 yıl sonra. Büyük ihtimalle belki kurtuluş savaşını kazanırız tarafsız olayım dedi ki Yunanlar o dönemlerde sanılanın aksine sadece işgale karşı çıkanları öldürüyorlar bunu onları desteklemek için söylemiyorum sadece tarafsız olma fırsatının olduğunu belirtmek için söylüyorum ve onun Milli Edebiyat yazarı olması da bir şeyi değiştirmez zira Refik Halit Karay da öyleydi ama Kurtuluş Savaş’ını eleştiren isimler arasındaydı en azından Turgut Özakman’ın kitaplarının en az ikisinde öyle deniliyor yani ya Turgut Özakman’ın verdiği bilgi yanlış ya da Refik Halit Karay o kadar da milliyetçi değil. Bu arada şunları da söyleyeyim ben Reşat Nuri Güntekin’in bütün kitaplarını okumadım belki de sadece yanlış fikir yürütmüştür ve Reşat Nuri Güntekin’den yola çıkarak her inkılap yapmaya çalışanı eleştirenler olacaktır. Birincisi yenilik zaten işe yarayacağı düşünüldüğü için yapılır eğer yenilikler olmasaydı biz hâla taş devrinde olurduk ayrıca bazı Batı taklitçilerini eleştirmek Atatürk gibi gerçekten Kurtuluş Savaş’ına destek vermiş insanları eleştirmeye benzer. Bu arada onları tanrısallaştırmıyorum kahramanların da fikirleri eleştirilebilir ama direkt şahıslarına yönelik eleştiri onların kahramanlıklarını görmezden gelip nankörlük yapmak olur. Son bir şey daha Atatürk de Turgut Özakman’ın “Cumhuriyet” adlı kitabında ve Halil İnalcık’ın kitabında(Yanlış hatırlamıyorsam kitabın ismi “Osmanlı’da Din ve Devlet”ti Batı’yı taklit etti ama tamamen taklit etseydi biz şu anda Avrupa dillerinden birini konuşuyor olurduk ayrıca Türk Tarih Kurumu gibi tarihimizi öğrenebileceğimiz yapılar da kurulmazdı. Benim anladığım kadarıyla Batı’yı tamamen taklit etmemişiz ama tamamen de seçici olmamışız Batı’nın sadece işimize kesin yarayacak özelliklerini değil aynı zamanda işimize yarama ihtimali olan özelliklerini almışız . Kitapta Atatürk tam ne dediğini hatırlamasam da aşağı yukarı şöyle diyordu: Osmanlı bunu( Batı’nın özelliklerini ayıklayarak alma işini denedi) ama yıkıldı. Sonrasını hatırlamıyorum ve parantezi ben anlaşılır olması için ekledim.

Yorumlar

Yorum bırakın